Çocukluğu ve Cibran Aşireti
Xalid Beg, 1882 yılında Varto çevresinde doğdu. Babası Mahmud Beg, bölgede etkili olan Cibran aşiretinin ileri gelenlerindendi. Cibran ailesinin Osmanlı yönetimiyle askerî ilişkileri bulunuyordu ve aşiret, Hamidiye Alayları sistemi içerisinde de önemli bir konum kazanmıştı.
Xalid Beg'in hayatındaki belirleyici farklılık, geleneksel aşiret çevresinin dışına çıkarak İstanbul'da modern eğitim alması oldu. Aşiret Mektebi'nde eğitim gördükten sonra askerî eğitim aldı ve Osmanlı subayı olarak yetişti. Böylece aşiret geleneği ile modern devlet veaskerî bürokrasi arasında yetişen bir Kürt önderi haline geldi.
Askerî Kariyer
Xalid Beg Osmanlı ordusunda subay olarak görev yaptı ve Birinci Dünya Savaşı sırasında çeşitli cephelerde savaştı. Kaynaklarda özellikle doğu cephesindeki Rus kuvvetlerine karşı yürütülen mücadelelerde Cibran aşiretine bağlı kuvvetlerle birlikte görev yaptığı aktarılır.Askerî kariyerinin sonunda miralay, yani albay rütbesine ulaştığı belirtilmektedir.
Onun askerî geçmişi daha sonraki siyasi faaliyetleri açısından da önemlidir. Çünkü Xalid Beg, Kürt toplumunda hem aşiret çevreleriyle hem de modern askerî kadrolarla ilişki kurabilecek bir konuma sahipti.
Savaştan Sonra Kürt Siyasetine Yönelişi
Birinci Dünya Savaşı'nın ardından Osmanlı İmparatorluğu'nun siyasi düzeni parçalanırken Kürtlerin geleceği de tartışma konusu oldu. Kürt siyasi çevrelerinde özerklikten bağımsızlığa kadar farklı görüşler ortaya çıktı.
Xalid Beg bu dönemde Kürtlerin kendi siyasi gelecekleri üzerinde söz sahibi olmasıgerektiğini savunan örgütlenmelere yöneldi. Varto, Hınıs, Bulanık, Malazgirt, Karlıova ve çevresinde Kürt ileri gelenleri, aşiret reisleri, dinî şahsiyetler ve subaylarla temas kurduğu çeşitli çalışmalarda aktarılmaktadır.
Sevr Sonrası Dönem ve Uluslararası Arayış
1920 tarihli Sevr Antlaşması'nın 62–64. maddeleri, Fırat'ın doğusundaki Kürt bölgeleri içinözerklik ve belirli şartlar altında bağımsızlık ihtimalini içeren bir düzenleme öngörüyordu.Sevr hiçbir zaman yürürlüğe girmedi; ancak bu hükümler dönemin Kürt siyasi çevrelerinde önemli bir diplomatik imkân olarak değerlendirildi.
Xalid Beg ve çevresindeki kadroların Kürt meselesini uluslararası platformlara taşıma,özellikle Milletler Cemiyeti'ne başvurma fikriyle ilgilendiği çeşitli araştırmalarda belirtilmektedir. Bu, hareketin yalnızca askerî değil, siyasi ve diplomatik bir yönünün de bulunduğunu göstermektedir.
Azadî'nin Doğuşu
Xalid Beg'in Kürt tarihindeki en önemli siyasi faaliyeti Azadî'nin, yani Kürdistan İstiklal Komitesi olarak da anılan örgütlenmenin kurulması ve geliştirilmesidir. Örgütün kuruluş tarihi konusunda kaynaklarda farklı tarihler verilse de 1920'lerin başında Erzurum merkezli olarak şekillendiği konusunda genel bir kabul vardır.
Azadî'nin çevresinde Xalid Beg'in yanı sıra Yusuf Ziya Bey, İhsan Nuri Bey, Hacı Musa Beyve farklı bölgelerden subaylar, aşiret reisleri, aydınlar ve dinî şahsiyetler bulunuyordu.Örgütlenmenin amacı Kürtleri daha geniş ve koordineli bir siyasi hareket içinde bir araya getirmekti.
Kürtler İçin Doğrudan Girişimleri
Xalid Beg'in faaliyetleri birkaç temel alanda toplanabilir:•
Kürt subayları arasında örgütlenme ve iletişim kurma.•
Aşiretler arasında ortak siyasi hedefler etrafında bağlantılar oluşturma.•
Kürt aydınları ve dinî önderlerle ilişki geliştirme.•
Kürt meselesini uluslararası diplomatik zemine taşıma düşüncesini destekleme.•
Kürtlerin siyasi kaderlerini kendilerinin belirlemesi fikrini örgütlü bir hareket haline getirme.
Azadî'nin askerî niteliği kadar siyasi niteliği de önemliydi. Xalid Beg'in askerî geçmişi, farklı toplumsal çevreler arasında bağlantı kurmasında etkili oldu.
Şeyh Said Hareketiyle İlişkisi
1924–1925 döneminde Azadî çevresi ile Şeyh Said'in çevresi arasında ilişkiler gelişti. Ancak Xalid Beg ile Şeyh Said'in rolleri aynı değildi. Xalid Beg daha çok askerî ve siyasi örgütlenmenin merkezindeki isimlerden biriyken, Şeyh Said geniş bir dinî ve toplumsalnüfuza sahipti.
Bu iki çevrenin temasları 1925'teki büyük hareketin ortaya çıkışında önemli bir arka plan oluşturdu. Bununla birlikte 1925 hareketinin bütün ayrıntılarının tek merkezden ve tek birplanla yürütüldüğü konusu tarihçiler arasında tartışmalıdır.
Tutuklanması
Azadî'nin faaliyetleri Ankara hükümetinin dikkatini çekti. Örgütün önemli isimlerinden YusufZiya Bey 1924'te tutuklandı. Xalid Beg üzerindeki baskı da arttı.
20 Aralık 1924'te Xalid Beg Erzurum'da tutuklandı ve Bitlis'e gönderildi. Burada askerî mahkeme sürecine tabi tutuldu. Böylece 1925 hareketinin başlamasından önce Azadî'nin en önemli liderlerinden biri fiilen etkisiz hale getirilmiş oldu.
Ölümü
Cibranlı Xalid Beg 14 Nisan 1925'te Bitlis'te idam edildi. Aynı dönemde Yusuf Ziya Bey vebaşka sanıklar da idam edildi.
Kaynakların ortaklaştığı nokta, Xalid Beg'in Azadî örgütlenmesi ve 1925 hareketinin hazırlıklarıyla bağlantısı nedeniyle yargılanarak idam edildiğidir. Ancak yargılama sürecinin bütün ayrıntıları ve kararın tüm hukuki gerekçeleri konusunda kaynaklar arasında farklılıklar bulunmaktadır. Bu nedenle ölüm nedenini yalnızca tek bir olayla açıklamak yerine, dönemin siyasi ve askerî şartları içinde değerlendirmek daha doğru olur.
Tarihî Mirası
Cibranlı Xalid Beg'in hayatı, Kürt tarihinin önemli bir geçiş dönemini yansıtır. O, bir yandan Cibran aşiretinin geleneksel önderlik çevresinden geliyor, diğer yandan İstanbul'da modernaskerî eğitim almış bir Osmanlı subayı olarak yetişiyordu. Savaş sonrasında ise bu tecrübeyi Kürt siyasi örgütlenmesine taşıdı.
Onun en önemli mirası yalnızca askerî geçmişi değildir. Azadî'nin örgütlenmesiyle birlikte Kürt subaylarını, aşiretleri, aydınları ve dinî çevreleri daha geniş bir siyasi hedef etrafında buluşturma çabasıdır.
Kürt ulusal hareketi açısından Xalid Beg, Kürtlerin kendi siyasi kaderlerini belirleme fikrinin örgütlü bir harekete dönüşmeye başladığı dönemin sembol isimlerinden biri olarakgörülmektedir.
Sonuç
Cibranlı Xalid Beg, Osmanlı ordusunda yetişmiş bir Kürt subayı olarak başladığı Hayatını kürt siyasi hareketinin önde gelen isimlerinden biri olarak tamamladı.
Birinci Dünya Savaşı'ndaki askerî tecrübesini, savaş sonrasında Kürtlerin siyasi geleceğiiçin yürütülen örgütlenmeye aktardı. Azadî'nin oluşumunda ve bölgesel ağların kurulmasında oynadığı rol, onu 1920'lerin başındaki Kürt ulusal hareketinin merkezî şahsiyetlerinden biri haline getirdi.
14 Nisan 1925'te idam edilmesi, onun siyasi faaliyetlerinin sona ermesi anlamına geldi;fakat adı ve örgütlediği hareket Kürt siyasi tarihinin sonraki dönemlerinde yaşamaya devam etti.
Xalid Beg'in hikâyesi, bir subayın kendi halkının siyasi geleceği üzerine düşünmeye başlamasının ve bu düşünceyi örgütlü bir siyasi harekete dönüştürme çabasının tarihîörneklerinden biridir.