Soyu, Ailesi ve Erken Yaşamı
Ailesi, Hezbâniyye (Hadhbani) Kürt aşiretinin
Revvâdi (Rawadi/Rewadi) koluna mensuptur.
Dedesi Şâdi (Şâdi el-Kürdi), Azerbaycan/Arran
bölgesindeki Dvin (Devin — bugünkü Ermenistan
sınırları civarı) yakınlarındaki Ecdenakan gibi
tamamen Kürt nüfuslu yerleşimlerden geliyordu.
Babası Necmeddin Eyyüb, Tikrit valisiydi; amcası
Esedüddin Şirkuh ise Zengi ordusunda önde
gelen bir komutandı. Aile, Selahaddin'in doğduğu
gece veya hemen ardından siyasi sebeplerle
Tikrit'ten ayrılıp İmâdüddin Zengi'nin hizmetine
girdi. Çocukluğu ve gençliği Musul, Baalbek ve
özellikle Şam'da geçti.
Birincil kaynaklar (İbn Hallikân'ın Vefeyati'l-
Ayan’, İbnü'l-Esir, Bahaeddin İbn Şeddâd —
Selahaddin'in bizzat yanında bulunan biyografi
yazarı) aileyi açıkça Kürt olarak tanımlar. İbn
Hallikân, Eyyübilerin Hezbâniyye-Revvâdi
Kürtlerinden olduğunu belirtir ve Selahaddin'in
kendisinin de Emevi/Arap soyu iddialarını
reddettiğini aktarır. Dönemin bazı kaynaklarında
(örneğin İbn Haldun) uzak Yemen/Himyer veya
Ezd Arap kökeni iddiaları yer alırsa da, bunlar
zayıf kabul edilir ve ailenin Kürtleştiği vurgulanır.
X platformunda Kürt tarihi üzerine içerik üreten
hesaplar (özellikle @Yusufsaladin22) bu birincil
kaynaklara sıkça atıf yaparak, modern tahriflere
(örneğin çevirilerde “Ermeni asıllı Kürt” gibi
ifadeler) karşı çıkar ve ailenin “Ermenistanlı Kürt”
olarak geçtiğini vurgular.
O dönemde etnik milliyetçilik modern anlamda
yoktu; Selahaddin kendini her şeyden önce
Müslüman bir cihad komutanı olarak görüyordu.
Ancak ordusunda ve idaresinde Kürt unsurlar
ağırlıklıydı ve hanedan sonraki yüzyıllarda
“Ekrâd” (Kürtler) devleti olarak anıldı (örneğin el-
Hazreci'nin Târihu Devleti'T-Ekrâd adlı eseri).
Modern Kürt tarih yazımında (Şerefnâme,
Muhammed Emin Zeki ve günümüz
araştırmacıları) Eyyübiler, Kürtlerin Orta Doğu'da
kurduğu en büyük ve etkili siyasi yapı olarak
kabul edilir.
Selahaddin iyi bir eğitim aldı: Kur'an, hadis (Şam
Darü'l-Hadis), fıkıh, tarih ve diğer ilimler. Genç
yaşta Haçlı seferlerine katılarak pratik tecrübe
kazandı.
Mısır Dönemi ve Eyyübi Devleti'nin Kuruluşu
1164-1169 yıllarında amcası Şirkuh
komutasında Fatımi Mısır'ına üç sefer
düzenlendi. 1169'da Şirkuh'un ölümünden sonra
Fatımi Halifesi Âdıd, Selahaddin'i vezir tayin etti
(el-Melikü'n-Nâsır unvanıyla). Selahaddin aynı
zamanda Nüreddin Mahmud Zenginin Mısır
ordusu komutanıydı. Kısa sürede Fatimi
muhalefetini bastırdı, Haçlı-Bizans ittifakının
Dimyat kuşatmasını püskürttü. Orduyu yeniden
teşkilatlandırdı, Sünni medreseler açtı ve
bürokrasiyi tasfiye etti.
1171'de Fatimi hilafetini kaldırarak Mısır'ı Abbasi
hilafetine bağladı ve fiilen bağımsız Eyyübi
yönetimini kurdu. Bu, Sii Fatimilerin sonu ve
Sünni İslam'ın Mısır'da yeniden güçlenmesi
anlamına geliyordu. Hemen ardından Yemen,
Hicaz, Nübye ve Libya'nın bir kısmına seferler
düzenleyerek bu bölgeleri devlete bağladı.
Hicaz'a verdiği önem nedeniyle “Hadimu'l-
Haremeyn” unvanını ilk kullanan hükümdar oldu.
Suriye'nin Fethi ve Müslüman Birliğinin
Sağlanması
