Yaşamı ve çalışmaları
Tewfîq Wehbî, 1891 yılında Kürdistan'ın Silêmanî bölgesine bağlı Çwarta köyünde dünyaya geldi. Kürt dilbilimci, yazar, tarih araştırmacısı, asker ve siyasetçi olan Wehbî, 20. yüzyılda Kürtçenin yazım kurallarının geliştirilmesi ve standartlaşması için çalışan öncü aydınlardan biriydi. Kürtçenin dilbilgisi, söz varlığı ve alfabe sorunları üzerine yürüttüğü çalışmalarla modern Kürt dil araştırmalarının gelişmesine katkıda bulundu.
Askerî eğitimi ve siyasi hayatı
Wehbî, ilk eğitimini Silêmanî'de aldıktan sonra Bağdat'ta askerî eğitim gördü ve öğrenimini İstanbul'daki askerî kurumlarda sürdürdü. Osmanlı ordusunda subay olarak görev yaptı.
Birinci Dünya Savaşı yıllarında Osmanlı ordusunda bulunan Wehbî, imparatorluğun dağılmasının ardından Irak'ta şekillenen yeni siyasi ve askerî yapının içinde yer aldı. 1920'li yıllarda Kürtlerin siyasi geleceği ve bölgenin yönetimi üzerine yaşanan gelişmelerin içinde bulundu. Irak ordusunda görev yaptı; Silêmanî'nin idari yönetiminde bulundu ve ilerleyen yıllarda Irak hükümetinde çeşitli görevler üstlendi. 1944'te ekonomi bakanlığına getirildi, daha sonra Irak Senatosu üyeliği yaptı. Wehbî'nin yaşamı, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminden Irak devletinin kuruluşuna uzanan çalkantılı bir dönemin izlerini taşıyordu. Ancak onu Kürt tarihi açısından kalıcı kılan asıl yönü, askerî ve siyasi kariyerinden ziyade Kürt dili üzerine yürüttüğü çalışmalardı.
Kürt dilinin standartlaşması için verdiği mücadele
Tewfîq Wehbî, 1920'li yıllardan itibaren Kürtçenin yazım sisteminin geliştirilmesi ve dilbilgisi kurallarının sistemleştirilmesi üzerine yoğunlaştı. Kürtçenin farklı lehçe ve ağızlarının yazılı olarak ifade edilmesi, ses özelliklerinin doğru biçimde gösterilmesi ve ortak bir yazım sisteminin geliştirilmesi gerektiğini savundu. 1925 yılında Diyarî Kurdistan dergisinde yayımlanan “Kurdiyekeman be con hirúfék ú con binúsín?” başlıklı yazısında Kürtçenin hangi harflerle ve nasıl yazılması gerektiği sorusunu ele aldı. Bu çalışma, onun alfabe meselesini erken tarihlerden itibaren Kürt dilinin temel sorunlarından biri olarak gördüğünü ortaya koymaktadır. Wehbî, Kürtçenin ses özelliklerine uygun bir yazı sistemi geliştirmek amacıyla Arap harflerini uyarlamaya çalıştı. Mevcut yazım sisteminin Kürtçenin bütün seslerini karşılayabilmesi için harflerin ve işaretlerin yeniden düzenlenmesi
gerektiğini düşünüyordu. Bunun yanında Latin harfleri temelinde de bir alfabe hazırladı. Böylece Kürtçenin yazımı konusunda yalnızca teorik tartışmalar yürütmekle kalmadı, farklı yazı sistemleri üzerinde somut çalışmalar gerçekleştirdi. 1929 yılında yayımlanan Destûrî Zimanî Kurdî adlı eseri, Kürtçenin dilbilgisi kurallarını sistemli biçimde ele alan önemli çalışmalarından biridir. Wehbî, 1933'te yayımlanan Xwêndewarî Baw adlı eseriyle de Kürtçe yazılı kültür ve eğitim alanındaki çalışmalarını sürdürdü.
Celadet Bedirxan ile alfabe çalışmaları
Tewfîq Wehbî'nin Kürt dili tarihindeki önemli girişimlerinden biri, Celadet Bedirxan ile Latin alfabesi üzerine yürüttüğü temaslardı. Her iki aydın da Kürtçenin ses yapısına uygun bir Latin alfabesi geliştirmek için çalışıyordu.
Hazırladıkları alfabeleri karşılaştırarak ortak bir sistem oluşturma ihtimalini değerlendirdiler. Celadet Bedirxan, Hawar dergisinin 30 Eylül 1932 tarihli 9. sayısında yayımladığı açıklamada Wehbî ile Şam'da görüştüklerini, alfabelerini karşılaştırdıklarını ve bunları birleştirmeyi istediklerini belirtti. Ancak Wehbî'nin alfabesini henüz tamamlamamış olması ve sonrasında yaşanan iletişim sorunları nedeniyle ortak çalışma sonuçlandırılamadı. Celadet Bedirxan, bekleyişin uzaması üzerine kendi alfabesini Hawar dergisi aracılığıyla yayımlamaya başladı. Bu girişim, günümüzde özellikle Kurmancî yazımında kullanılan Latin temelli alfabenin yaygınlaşmasında belirleyici rol oynadı. Wehbî'nin bu süreçteki yeri doğru değerlendirilmelidir: Günümüzde kullanılan Kurmancî Latin alfabesinin tek yaratıcısı değildi; ancak aynı dönemde bağımsız bir alfabe önerisi
geliştirmiş, Celadet Bedirxan ile ortak bir yazım sistemi oluşturmak için görüşmeler yürütmüş öncü bir Kürt dilbilimciydi.
Kürtçe sözlük çalışmaları
Wehbî'nin çalışmaları alfabe ve dilbilgisiyle sınırlı kalmadı. Kürtçenin söz varlığının belgelenmesi ve başka dillerle karşılaştırmalı biçimde incelenmesi için de çalıştı. İngiliz araştırmacı ve diplomat Cecil John Edmonds ile birlikte hazırladığı A Kurdish-English Dictionary, 1960'lı yıllarda yayımlanan önemli sözlük çalışmalarından biridir. Bu eser, Kürtçe kelimelerin İngilizce karşılıklarının sistemli biçimde kaydedilmesine katkıda bulundu. Wehbî, Kürtçenin farklı dil ve kültür çevreleriyle ilişkisini inceleyen araştırmalara da ilgi gösterdi. Kürtçe üzerine çalışmalarında Avrupa dillerindeki akademik yayınlardan ve dil araştırmalarından
yararlandı. Bu durum, onun Kürt dilini çağdaş dilbilim yöntemleriyle inceleme çabasının önemli bir parçasıydı.
Kürtlerin tarihi ve Êzîdîlik üzerine araştırmaları
Tewfîq Wehbî'nin ilgi alanları dilbilimle sınırlı değildi. Kürtlerin tarihî ve kültürel geçmişi, eski dinî gelenekler ve arkeolojik bulgular üzerine de araştırmalar yaptı. 1962 yılında yayımlanan The Remnants of Mithraism in Hatra and Iraqi Kurdistan, and Its Traces in Yazidism: The Yazidis Are Not Devil-Worshippers başlıklı çalışmasında Mitraizm ile Êzîdîlik arasında tarihsel bağlantılar kurmayı ele aldı. Eserinin başlığında Êzîdîlerin şeytana tapan bir topluluk olmadığını özellikle vurguladı. Bu çalışma, Êzîdî inancını tarihsel bir çerçevede inceleme ve bu topluluğa yöneltilen dinî
önyargılara karşı çıkma çabasını yansıtır. Bununla birlikte, eski dinlerle Êzîdîlik arasında kurduğu bağlantılar günümüz tarihçiliği açısından ayrıca değerlendirilmesi gereken araştırma tezleridir.
Sürgün yılları ve ölümü
14 Temmuz 1958'de Irak'ta monarşinin sona ermesiyle sonuçlanan devrim sırasında Wehbî İngiltere'deydi. Bu gelişmelerin ardından Britanya'da kaldı ve yaşamının geri kalanını büyük ölçüde Londra'da geçirdi. Burada Kürt dili ve tarihi üzerine çalışmalarını sürdürdü. Tewfîq Wehbî, 5 Ocak 1984'te Londra'da hayatını kaybetti. Vasiyeti doğrultusunda naaşı Kürdistan'a götürüldü ve Silêmanî yakınlarındaki Piramegrûn Dağı'na defnedildi.
Mirası
Tewfîq Wehbî, Kürtçenin yazılı bir dil olarak geliştirilmesi için çalışan öncü aydınlardan biri olarak Kürt kültür tarihinde önemli bir yere sahiptir. Dilbilgisi kitapları, sözlük çalışmaları, alfabe önerileri ve tarih araştırmaları, onun Kürt dilini sistemli biçimde inceleme ve gelecek kuşaklara aktarma çabasının farklı yönlerini oluşturur. Onun yaşamı, 20. yüzyıl Kürt aydınlarının karşılaştığı temel meselelerden birini de gösterir: Kürtçenin yazımını, eğitimini ve bilimsel gelişimini güvence altına almak. Wehbî, bu meseleye hem Arap harflerini uyarlayarak hem de Latin alfabesi üzerine çalışarak çözüm aradı. Celadet Bedirxan ile ortak alfabe girişiminin sonuçlanmamış olması bu çabayı gölgede bırakmaz; aksine, modern Kürt yazı sisteminin ortaya çıkış döneminde farklı aydınların yürüttüğü arayışları anlamak açısından önem taşır.
Tewfîq Wehbî, bu yönleriyle yalnızca bir dilbilimci değil, Kürtçenin standartlaşması ve Kürt kültürel mirasının araştırılması için ömrünün önemli bir bölümünü çalışmaya adamış çok yönlü bir Kürt aydınıdır.