Zêrîna Amêdî
Şahsiyetler

Zêrîna Amêdî

BiyografiKürt tarihi

Kürt tarih anlatılarında adı geçen, yaşamı hakkındaki bilgiler tarihsel açıdan tartışmalı olan kadın önder.

KURDNAME ARŞİVİ

Biyografi

Yaşamı ve kökeni

Zêrîna Amêdî, Kürt tarih anlatılarında 7. yüzyılda yaşamış, siyasi ve askerî mücadelesiyle öne çıkan kadın liderlerden biri olarak anlatılır. Onun hayatına ilişkin en önemli yazılı kaynaklardan biri, Mîrza Muhemmed Emîn Mengorî tarafından kaleme alınan “Zêrînay Amêdî, Keçê Kurdî Qareman” adlı eserdir. Kitap 1971 yılında Necef'te yayımlanmış ve 52 sayfadan oluşmuştur. Mengorî'nin anlatısına göre Zêrîna, 617 yılında Amêdî'de dünyaya gelir. Babası Şêrô Xan, Amêdî'nin emiri olarak tanıtılır. Zêrîna, çocukluk ve gençlik yıllarını Sasani ve Rum/Bizans güçleri arasındaki mücadelelerin yaşandığı bir dönemde geçirir. Babasının siyasi ve askerî mücadeleler sırasında ölmesinin ardından Zêrîna'nın hayatında siyasi meseleler daha da belirleyici hâle gelir. Genç yaşlarından itibaren yalnızca güzelliğiyle değil, zekâsı, siyasi düşünceleri ve kararlılığıyla öne çıkar. Onun temel düşüncesi, Kürtlerin parçalı siyasi yapısının onları dış güçler karşısında zayıf bıraktığıdır. Emirliklerin, aşiretlerin ve yerel güçlerin birbirinden kopuk hareket etmek yerine ortak bir siyasi irade altında birleşmesi gerektiğine inanır.

Mir Pêşeng ile evlilik ve Kürt birliği

Zêrîna'nın siyasi düşüncesinin en açık biçimde ortaya çıktığı olaylardan biri, Mir Pêşeng ile evlilik meselesidir. Van ve çevresinin hükümdarı olarak anlatılan Mir Pêşeng, Zêrîna'ya evlilik ve ittifak teklifinde bulunur. Ancak Zêrîna bu teklifi sıradan bir evlilik olarak kabul etmez. Onun için evlilikten önce çözülmesi gereken çok daha büyük bir mesele vardır: Kürtlerin birliği ve bağımsız bir siyasi yapı oluşturması. Zêrîna, Pêşeng'e birtakım şartlar koşar. İlk şartı, yalnızca Amêdî ve Ararat çevresindeki güçlerin birleşmesinin yeterli olmayacağıdır. Kitabın anlatısında Fars, Ardahan, Bitlis, Sivas, Hakkâri, Cizîre, Botan, Hemedan, Lor, Kaşkay, Horasan, Kirmanşah, İsfahan ve Kerkük gibi geniş bir coğrafyada bulunan Kürt emirliklerinin, aşiretlerin ve farklı kolların ortak bir birlik içerisinde toplanması gerektiği vurgulanır. İkinci olarak Zêrîna, Kürt emirlerinin yabancı güçlerin hizmetinden çıkmasını ister. Fars ve Rum/Bizans gibi dış güçlerin yanında yer almak yerine kendi siyasi gelecekleri için hareket etmeleri gerektiğini savunur. Üçüncü şartı ise kurulacak birliğin yalnızca sözden ibaret kalmamasıdır. Pêşeng, görüştüğü ve birliğe kattığı emirliklerden sadakat teminatı olarak birer emir veya temsilciyi Amêdî'ye getirecektir. Böylece farklı Kürt güçlerinin oluşturulacak siyasi yapıya bağlılığı güvence altına alınacaktır. Fakat Zêrîna'nın en dikkat çekici şartı doğrudan evlilikle ilgilidir. Zêrîna, Kürtlerin bağımsızlığı sağlanmadan, genel birlik kurulmadan ve devlet teşkilatı tamamlanıp mühürlenmeden düğünün yapılmayacağını açıkça belirtir. Kendi evliliğini bile Kürtlerin siyasi geleceğinden sonra gelen bir mesele olarak görür. Bunun üzerine Pêşeng, Zêrîna'nın şartlarını kabul ederek farklı Kürt emirleri ve aşiretleri arasında dolaşmaya ve onları ortak bir siyasi yapı altında toplamaya girişir. Zêrîna da kendi tarafında bu siyasi birliğin oluşturulması için çalışır. Kitabın anlatısına göre gerekli şartlar yerine getirildikten, Kürt güçleri bir araya getirildikten ve siyasi birlik oluşturulduktan sonra Zêrîna ile Mir Pêşeng evlenir. Dolayısıyla bu evlilik anlatıda yalnızca iki insanın evliliği değildir. Aynı zamanda Kürt siyasi birliğinin kurulması amacıyla gerçekleştirilen siyasi bir ittifakın sonucu olarak sunulur. Bu olay Zêrîna'nın karakterini de açık biçimde ortaya koyar: Onun için kişisel hayatı, siyasi hedefinin önüne geçmez. Evlilik bir başlangıç noktası değil, Kürtlerin birliği ve bağımsızlığı sağlandıktan sonra gerçekleşebilecek bir sonuçtur.

Amêdî'de siyasi yapı

Anlatıya göre farklı bölgelerdeki Kürt emirlerinin ve güçlerinin bir araya gelmesinin ardından Amêdî önemli bir siyasi merkez hâline gelir. Zêrîna'nın öncülüğünde emirlerin katıldığı bir meclis veya yüksek siyasi kurul oluşturulur. Buradaki temel amaç, birbirinden bağımsız hareket eden güçleri ortak bir siyasi irade altında toplamaktır. Zêrîna yalnızca askerî mücadeleyi değil, diplomasi ve siyasi örgütlenmeyi de önemser. Bu nedenle anlatıdaki Zêrîna figürü yalnızca savaşan bir kadın olarak değil; siyasi karar alan, emirlerle görüşen, ittifaklar kuran ve devlet düzeni oluşturmaya çalışan bir lider olarak karşımıza çıkar. Bazı bölümlerde bu siyasi yapının bağımsızlığını ilan ettiği, dönemin büyük güçleriyle diplomatik ilişkiler kurduğu ve kendi adına para bastırdığı da anlatılır. Ancak bu ayrıntılar özellikle Mengorî'nin eserindeki anlatı çerçevesinde değerlendirilmelidir; bunları bağımsız biçimde doğrulayan 7. yüzyıla ait kaynaklar bugün elimizde değildir.

Zerdüştî inancı ve İslamlaşmaya karşı tutumu

Zêrîna anlatısının önemli yönlerinden biri de dini kimlik meselesidir. Mengorî'nin eserinde dönemin Kürtleri ve özellikle Zêrîna çevresindeki siyasi yapı Zerdüştî inançla ilişkilendirilir. Zêrîna için Kürtlerin siyasi bağımsızlığı kadar kendi inançlarını korumaları da önem taşır. 7. yüzyılda Arap-Müslüman ordularının bölgeye ilerlemesiyle mücadele yalnızca siyasi ve askerî bir mesele olarak ele alınmaz. Aynı zamanda mevcut dini düzenin değişmesi ihtimali de anlatının önemli unsurlarından biridir. Bu nedenle Zêrîna'nın çevresindeki Kürtlerin dinlerini değiştirmeye karşı oldukları ve Zerdüştî inançlarını korumak istedikleri vurgulanır. Böylece Zêrîna'nın mücadelesi anlatıda hem siyasi bağımsızlığın hem de kendi inanç ve toplumsal düzeninin korunmasıyla ilişkilendirilir. Burada önemli olan, bunu bütün 7. yüzyıl Kürtlerinin değişmez dini kimliği olarak değil, Mengorî'nin Zêrîna anlatısında ortaya koyduğu tarihsel çerçeve olarak değerlendirmektir.

Sasani–Arap savaşları

Arap-Müslüman fetihlerinin İran coğrafyasına doğru ilerlemesiyle Zêrîna'nın mücadelesi yeni bir aşamaya girer. Mengorî'nin anlatısında Sasani hükümdarı Yezdigird, Arap ordularına karşı Zêrîna ve onun oluşturduğu Kürt siyasi gücünden yardım ister. Zêrîna da Sasani tarafında mücadeleye katılır. Bu noktada Zêrîna'nın mücadelesi yalnızca Sasani hanedanını desteklemek şeklinde anlatılmaz. Onun temel amacı kendi siyasi yapısını ve Kürtlerin yaşadığı bölgeleri korumaktır. Sasani ordusuyla kurulan ittifak da bu mücadelenin bir parçası hâline gelir. Zêrîna'nın güçleri Kādisiyye Savaşı sürecinde Sasani tarafında savaşır. Sasani ordusunun yenilgisinin ardından Zêrîna ve beraberindeki güçler geri çekilir. Mücadele daha sonra Qasr-ı Şirin, Hanekin, Şehrizor ve Amêdî çevresinde devam eder. Anlatıda savaşların daha sonraki aşamalarında Ahvaz, Nahavend, Kerkh, Cizîre, Hakkâri, Şengal, Mardin, Amêdî ve Nusaybin gibi farklı bölgeler de Zêrîna'nın mücadele alanları arasında gösterilir. Böylece Zêrîna'nın hayatı, tek bir savaş veya tek bir bölgeyle sınırlı olmayan uzun süreli bir askerî ve siyasi mücadele olarak tasvir edilir.

Son savaşı ve ölümü

Mengorî'nin anlatısına göre Zêrîna'nın hayatındaki son büyük mücadele Ararat çevresinde gerçekleşir. Yaklaşık 654 yılı civarında, Arap ordularıyla yapılan son büyük çatışmalardan birinde Zêrîna ve eşi Mir Pêşeng hayatlarını kaybeder. Zêrîna'nın ölümüyle onun etrafında oluşturulan siyasi yapı da dağılır. Böylece Kürt emirliklerini geniş bir birlik altında toplamayı amaçlayan siyasi proje sona erer. Fakat anlatının asıl vurgusu onun ölümünden çok, geride bıraktığı siyasi düşüncededir: Kürtlerin parçalanmışlığını sona erdirmek, kendi siyasi iradelerini oluşturmak ve dış güçlerin egemenliğine karşı ortak hareket etmek.

Zêrîna Amêdî'nin önemi

Zêrîna Amêdî, Kürt tarih anlatısında yalnızca savaşan bir kadın kahraman değildir. O; siyasi önder, diplomat, askerî komutan ve örgütleyici bir kadın figürü olarak ortaya çıkar. Özellikle Mir Pêşeng ile evlilik konusunda koyduğu şartlar, onun kişisel hayatını siyasi hedefinin arkasında tuttuğunu gösteren anlatının en güçlü bölümlerinden biridir. Önce birlik, sonra bağımsızlık ve devlet düzeni; en son evlilik. Aynı şekilde Zerdüştî inancın korunmasına verdiği önem, anlatının siyasi bağımsızlık ile dini-kültürel kimlik arasında kurduğu bağlantıyı gösterir. Bu yönleriyle Zêrîna Amêdî, Kürt tarih anlatısında kadının yalnızca savaş dönemlerinde destekleyici bir figür olmadığını; doğrudan siyasi karar alan, ittifak kuran, ordu yöneten ve devlet düzeni tasarlayan bir lider olabileceğini gösteren sembolik bir karakter hâline gelmiştir.

Editoryal Not

Eserde anlatılan Zêrîna biyografisinin önemli ayrıntıları —617 doğum tarihi, Şêrô Xan'ın kızı olması, 654 civarında ölümü, devlet teşkilatı ve para bastırılması gibi unsurlar— bağımsız 7. yüzyıl kaynaklarıyla bütünüyle doğrulanmış bilgiler değildir. Bunlar öncelikle Mengorî'nin eserinde aktarılan tarihsel anlatının parçalarıdır. Buna rağmen eser, Zêrîna Amêdî figürünün Kürt tarih yazımında nasıl işlendiğini anlamak açısından temel kaynaklardan biridir.
KAYNAKLAR

Kaynaklar

Mîrza Muhemmed Emîn Mengorî, Zêrînay Amêdî, Keçê Kurdî Qareman, Necef, 1971, 52 s.